<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.kadincablog.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadincablog.org</link>
	<description>Kadın ve Hayata Dair Herşey</description>
	<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 13:10:58 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Âdetten Kesilme (Menopoz)</title>
		<link>http://www.kadincablog.org/adetten-kesilme-menopoz</link>
		<comments>http://www.kadincablog.org/adetten-kesilme-menopoz#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 13:08:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[adet görememe]]></category>

		<category><![CDATA[adetten kesilme]]></category>

		<category><![CDATA[adetten kesilme tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[menopoz nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincablog.org/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Âdetten kesilme (Menopoz)
Kadınların tenasül hayatının devamını gösteren (âdet görme) hali ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Âdetten kesilme (Menopoz)</strong></p>
<p>Kadınların tenasül hayatının devamını gösteren (âdet görme) hali belirli bir yaşa kadar devam eder ve nihayet bir gün sona erer ki, buna (âdetten kesilme) derler.<br />
Kadınların âdetten kesilme yaşı, bizim memleketimize göre, ortalama bir hesapla, (42-45) yaşları arasındadır. Yaşı ilerliyen kadınların âdetten kesileceklerini gösteren ilk alâmet, âdetlerin düzenini kaybetmesi ve azalıp çoğalmağa başlamasıdır. Sonra âdet zamanlan gittikçe seyrekleşerek ve araları uzayarak nihayet bir gün kadınlar, tam olarak, âdetten kesilirler.<br />
Âdet görme nasıl ki, kadın yumurtalıklarının iç salgılarının (iç ifrazlarının) tesirile oluyorsa yumurtalıkların faaliyetten kalıp iç salgının kesilmesi de onların âdetten kesilmesine sebep olur.<br />
Bu kesilme, bâzı kadınlarda daha genç, meselâ (30-35) yaşlarında olabildiği gibi, bir takım kadınlar da (50) yaşına kadar âdetten kesilmiyebiîirler. Âdetten kesilme zamanında kadınların vücudünde bir takım sıkıntılar baş gösterir.<br />
<strong><br />
Bu sıkıntıların başlıcası şunlardır: </strong></p>
<p>Bu kadınlar sırtlarından yüzlerine ve   başlarına doğru, zaman zaman, bir sıcaklığın çıktığını duyarlar. Bu sıcaklık vücudu birdenbire sarar ve sıkıntı verir. Bunun arkasından bir terleme olur. Terliyen vücutta biraz sonra, sıcaklığın tersine olarak, bir üşüme ve ürperme duyulur.<br />
Bu sırada sinirler de bozulmağa başlamıştır. Âdetten kesilme çağına girmiş olan kadınlar her hâdiseden kolayca müteessir olurlar. Basit ve ehemmiyetsiz sebeplerden dolayı ağlarlar veya gülerler. Kalbde çarpıntılar, nefes darlıkları, baş ağrıları, baş dönmeleri, göz kararmaları, iç sıkıntıları olur. Bu hallerle buna&#8211; lan kadın pencereleri açmak ve yahut odadan bahçeye çıkıp temiz ve taze hava almak ihtiyacını hisseder. Bâzı kadınlarda vücudun ötesinde berisinde ve bilhassa yüzde, ergenliğe benziyen, ufak, kırmızı sivilceler çıkar. Oynak yerlerinde romatizma gibi ağrılar, katılıklar, uyuşukluklar duyan kadınlar vardır.<br />
Bünyesi sinir bozukluklarına müsteit olan kadınlar, âdetten kesilme devresini büyük bir azap içinde geçirirler. Böyle kadınlar huysuz, kavgacı, geçimsiz olurlar. Hem kendilerini yıpratır. Hem de etrafındaki insanları kırar, müteessir ederler. Hattâ bâzılarında bu sinir halleri o kadar ileriye gider ki, tehlikeli bir sinir hastalığının ortaya çıkmasından bile korkulur.<br />
Fakat âdet kesilmesi, bütün kadınlarda böyle değildir. Bünyesi elverişli ve sakin ta-biatli olanlar, âdetten kesilme sıkıntılarını kolayca atlatarak, vücutlarını az zaman içinde, yeni hayatlarına uydurup rahata kavuşurlar.</p>
<p><strong>TEDAVİ:</strong></p>
<p>Âdetten kesilme devri kadının âdeta fır-tınah bir sonbaharı demektir. Bugünler ne kadar sakin geçerse kadın o nisbette rahat eder. Onun içindir ki, açık hava gezintileri, eğlenceli seyahatler, ılık banyolar çok taydalıdır-lar. Kadın, sebze ve meyvalardan zengin çeşitli, hazmı kolay gıdalar almalı ve iyi beslenmelidir. Sıcak banyolar iyi gelmez. Sinirleri yatıştırmak için (Bromür) ler (Valerian) lı ilâçlar verilir.<br />
Kahve, çay, sigara gibi sinirler üzerine iena tesir yapacak olan maddeler kullanılmamalıdır.<br />
Adetten kesilmenin asıl sebebi yumurtalıkların  faaliyetten  kalması  olduğu  için,  yumurtalık iç salgısını ihtiva eden ilâçlardan kadınlar pek ziyade fayda görürler. Bu ilâçlar pek çoktur. Bunlar, hekimin çizeceği münasip bir programa göre, uygun miktarlarda verilecek olurlarsa kadınlar âdetten kesilme devresini kolayca ve sıkıntısız geçirmiş olurlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincablog.org/adetten-kesilme-menopoz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Ağrısı</title>
		<link>http://www.kadincablog.org/dogum-agrisi</link>
		<comments>http://www.kadincablog.org/dogum-agrisi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 08:38:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[doğum ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[doğum sancısı]]></category>

		<category><![CDATA[doğumda neden ağrı olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincablog.org/?p=313</guid>
		<description><![CDATA[Doğum Ağrısı
Her anne doğum sırasında yaşamı boyunca unutamayacağı şiddetli bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğum Ağrısı</strong><br />
Her anne doğum sırasında yaşamı boyunca unutamayacağı şiddetli bir ağrı ile karşı karşıya gelir. Geçmişte bu ağrının nedeninin rahmin kasılmasına bağlı olduğu düşünülmekteydi. Doğum ağrısının nedeni bugün daha belirgin olarak açıklığa kavuşmuştur.<br />
Doğum ağrısı başlıca iki bölüm halinde ele alınabilir. Doğum sırasında meydana gelen olaylar bir süreç halinde incelenmelidir. Birinci dönem bebeğin<br />
aşağıya doğru hareketinin başlamasıdır. Bu dönemde belirli aralıklarla başlayıp yavaş yavaş sıklaşan ağrı vardır. Bu döneme doğumun birinci dönemi adı verilir. Bebeğin ana rahminden çıkış dönemi ise doğumun ikinci dönemi olarak nitelendirilir. Doğumun birinci döneminde duyulan ağrının rahim ağzının genişleme sırasında gerilmesine bağlı olduğu düşünülmektedir. Rahim ağzının 3-4 santimetre kadar açıldığı dönemde ağrı kunt bir ağrıdır. Bele vurur. Rahim ağzı daha fazla açıldığında ağrının şekli değişik ve bıçak tarzında olmaya başlar. Kramplar şeklinde kalçalara ve bazen de ayaklara vurmaya başlar. Doğumun ikinci döneminde ise kasıklar arası kaslarının kasılmasına bağlı ağrılar diğer ağrılarla birleşir. Bu ağrıların ilk dönemindeki ağrıların en büyük farkı çok daha keskin olmaları ve yerinin anne tarafından daha iyi tanımlan-abilmesidir.<br />
Doğum ağrısının en büyük özelliği bebek çıkar çıkmaz annenin rahatlamasıdır. Yaygın bir kanı annenin doğum ağrısı çekmesinin anneliğini daha çok hissetmesine yardımcı olduğu, bu nedenle doğum ağrısı çekilmesinin yararlı olduğu şeklindedir. Ayrıca doğum ağrısını kesmenin hem anne hem de bebek yönünden doğru olmadığı düşünülmektedir. Ayrıca doğum ağrısını kontrol için kullanılan çeşitli yöntemlerin yan etkileri nedeniyle özellikle ülkemizde ağrısız doğum yeterince yandaş bulunmamaktadır. Ne var ki ağrının kontrolü hem bebek hem de anne için son derece sağlıklıdır. Doğum ağrısını kontrol altına almanın amacı yalnızca ağrıyı kesmek değil, doğum sırasında şiddetli ağrının vücutta meydana getirdiği değişiklikleri de ortadan kaldırmaktır. Bazı annelere doğum sırasında meydana gelen şiddetli ağrılar çıldırmaya kadar varan ciddi psikolojik bozukluklara yol açmaktadır. Ağrı nedeni ile annenin kendini aşırı derecede yorması bebeğin oksijensiz kalmasına yol açmaktadır. Bu da bebek doğduktan sonra bir takım bozukluklara yol açabilir. Bütün batı ülkelerinde yaygın olarak kullanılan ağrısız doğum son derece insancıl bir girişimdir. Önemli olan ehil ellerde ve dikkatli olarak uygulanmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincablog.org/dogum-agrisi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İkea 2010 Oturma Odası Takımları</title>
		<link>http://www.kadincablog.org/ikea-2010-oturma-odasi-takimlari</link>
		<comments>http://www.kadincablog.org/ikea-2010-oturma-odasi-takimlari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 08:15:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>

		<category><![CDATA[Oturma Odası]]></category>

		<category><![CDATA[ikea oturma odası]]></category>

		<category><![CDATA[oturma odası dekorasyonu]]></category>

		<category><![CDATA[oturma odası takımları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincablog.org/?p=308</guid>
		<description><![CDATA[İkea 2010 Oturma Odası Takımları
Bütçenizi tekrar tekrar düşünmeden odanızı yenileyin.
Değişim ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İkea 2010 Oturma Odası Takımları</strong></p>
<p>Bütçenizi tekrar tekrar düşünmeden odanızı yenileyin.<br />
Değişim çabucak ve basit olabilir Mesela kanepenin kılıfını yenilemeye ne dersiniz? Ya da  kat kat kilimlerle kendi halınızı yaratmaya Üstelik her seferinde başka bir tanesini üzerine ekleyerek odanızın görüntüsünü yenilemiş olursunuz Peki ya sanat yeteneğinizi kunusturnak istemez misiniz? Kasnakları kaptığınız gibi tekstil bolümüne koşun. Birbirinden değişik kumaşlardan İstediğinizi kasnağa gerip tablo gibi asarak, misafirlerinizi ve cüzdanınızı yaratıcılığınızla şaşırtın.</p>
<p><img class="alignnone" title="ikea" src="http://www.kadincablog.org/resimler/ikea-oturma-odasi2.jpg" alt="" width="556" height="438" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincablog.org/ikea-2010-oturma-odasi-takimlari/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İkea Oturma Odası Dekorasyonu</title>
		<link>http://www.kadincablog.org/ikea-oturma-odasi-dekorasyonu</link>
		<comments>http://www.kadincablog.org/ikea-oturma-odasi-dekorasyonu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 07:42:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>

		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[ikea 2010 oturma odası]]></category>

		<category><![CDATA[ikea oturma odası tasarımı]]></category>

		<category><![CDATA[oturma odası takımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincablog.org/?p=301</guid>
		<description><![CDATA[İkea Oturma Odası Dekorasyonu
İkea Karlstad 3&#8242;lü Kanepe 
İkea&#8217;nın 2010 kataloğundan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İkea Oturma Odası Dekorasyonu</strong></p>
<p><strong>İkea Karlstad 3&#8242;lü Kanepe </strong><br />
İkea&#8217;nın 2010 kataloğundan güzel bir oturma odası modelini sizlerle paylaşmak istedim. bu oturma odası Çok hoş ve ferah bir model.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone" title="ikea oturma odası" src="http://www.kadincablog.org/resimler/ikea-oturma-odasi1.jpg" alt="" width="546" height="401" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincablog.org/ikea-oturma-odasi-dekorasyonu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Cinsel İlişki</title>
		<link>http://www.kadincablog.org/gebelikte-cinsel-iliski</link>
		<comments>http://www.kadincablog.org/gebelikte-cinsel-iliski#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 07:14:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[hamile cinsel ilişki]]></category>

		<category><![CDATA[hamilelik cinsel yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[hamilelikte cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincablog.org/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikte Cinsel İlişki
Gebelik, hele kadının ilk gebeliği kadında genellikle büyük ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gebelikte Cinsel İlişki</strong></p>
<p>Gebelik, hele kadının ilk gebeliği kadında genellikle büyük izler bırakabilen bir dönemdir. Kadının vücudunda gözle görülen birçok fizyolojik değişikliklerin yanında, pek çeşitli duygusal ve ruhsal değişiklikler de olmaktadır. Bu yapısal ve duygusal değişiklikler kadının eşiyle olan duygusal bağlarında da etkili olmaktadır. Eşten eşe, aileden aileye ve içinde bulunduğu toplumsal yapıya göre de pek değişik görünümlere rastlamaktayız. Örneğin evliliğin ilk gebeliği eşleri birbirine daha yaklaştırmakta, özellikle bizim toplumumuzda kadına dişiliğini, erkeğe de erkekliğini kanıtlama fırsatı vermektedir. Fakat beklenmeyen veya istenmeyen bir gebelik ise, eşlerin ilişkilerine olumsuz bir etki yapacaktır.<br />
Özellikle ilk çocuk bekleyenler sadece bir çift olma durumundan artık bir aile, ebeveyn olma havasına girecektir. Kısaca, eşler bu gebelik nedeniyle, bu gebelik süresi içinde birbirlerine ya daha yaklaşacaklar veya birbirlerinden daha uzaklaşacaklardır.<br />
Yaşamın bu değişik evresinde cinsel davranışlar bakımından da bazı özellikler gösteren değişiklikler göze çarpmaktadır. Eskiden üzerinde durulmayan bu konular hakkında eşlerin bilgi sahibi olmaları, onların mutluluklarına mutlaka yardımcı olacaktır.<br />
Cinsellikle ilgili, hekime hiç soru sormayan kadınların dahi, özellikle ilk gebelikte, &#8220;Bebeğime zarar gelir mi?&#8221; endişesiyle kitap karıştırmağa başlaması veya değişik kaynaklardan bilgi edinmeye çalışması dikkat çekmektedir. Gebelerin pek çoğunun bu konularda bilgi edinebilmek için dolaylı sorularla hekime başvurduğunu klinik tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim. Gerçekten cinsel istek ve dürtüde gebelik sırasında bazı farklılıklar gözlenmektedir ve kadın da bu değişikliği fark etmektedir. Son yıllarda ana ve çocuk sağlığı ile ilgili şüphesiz yüzümüzü güldürücü ilerlemeler olmuştur. Gebeliğe hazırlıkla ilgili tıbbı bilgi geniş halk tabakalarına ulaştırılmaya çalışılmaktadır. Fakat gene de-gebelikte seks yaşamıyla ilgili kadının bilmesi gereken bilgiler yerini suskunluğa bırakmaktadır.<br />
İnsanın seks yaşamının, dünyaya gelişi ile ihtiyarlayıp ölümü arasında, yani bütün yaşamı boyunca değişik boyutlarda, fakat bir devamlılık içinde sürdüğü artık bütün tıbbi seksoloji otoriteleri tarafından kabul edilmektedir. Bu nedenle kadının gebelik süresindeki seks yaşamını görmemezlikten gelmek, tıbbi bir hata olarak kabul edilmelidir. Çünkü gebe kadın ve eşi bu konuda gerekli bilgi sahibi olurlarsa, doğabilecek birçok tıbbi soruna sebebiyet vermemiş olurlar veya bilgisizlikten doğan gereksiz endişe ve korku ile seks yaşamları, dolayısıyla bütün ilişkileri bunalıma girmemiş olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincablog.org/gebelikte-cinsel-iliski/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
