Türk Toplumunda Cinsellik

Türk Toplumunda Cinsellik

Cinsel sorunlar, eskiden beri her toplumda görülmekteydi. Ancak o dönemlerde insanlar sorunların pek farkında değildiler. Belki bir kadın hiç orgazm olmadan yaşamını sürdürüyordu. 2000 yılına yaklaşırken insanlar artık dünyanın her yerinde bilinçli olarak cinselliklerini yaşamak bu konularda bilgi edinmek istemektedirler. Dünyada son akımlara göre cinsellik bireysel olarak ve çiftin arasında yaşanan bir görünümdedir. Aşk, sevgi, cinsellik sadece o kadın ve erkeği ilgilendiren özel bir konu olmakta, başkasını ilgilendirmemektedir. Bizde ise cinsellik, evlilik sadece o çiftin ilgi alanı olmaktan ziyade yaşadığı büyük ailenin ve yakın çevrenin ilgilendiği bir konu olarak yaşanmaktadır, örneğin özellikle kırsal kesimde gerdek gecesi genç kızın bekâretinin nişanı olan yatak çarşafındaki kan lekesinin akraba ve yalanlara gösterilmesi olayı, evlilik müessesesinin ve dolaylı olarak, çiftin cinsel yaşamının ne denli çevrenin kontrolü altında olduğunu göstermektedir.  Türkiye’nin endüstrileşme çabası içinde toplumsal yaşamında ve geleneksel aile yaşamında değişiklikler olmaktadır. Cumhuriyetin kuruluşundan beri eşit haklara sahip olan kadınlar, belki de ekonomik özgürlüğe henüz ulaşamamış olduğundan, kadın erkek ilişkilerinde ülkemizde pek değişik değer yargılan oluşmaktadır. Bir taraftan büyük şehirlerde kadınlar tarafından feminist girişimlere, diğer taraftan üniversiteli genç kızlarımızın başlarını türbanla kapatabilmek için yaptıkları mücadelelere tanık olmaktayız. Toplumumuz çoğalan, hem çarşaflı hem de plajlardaki tangalı kadınlara, hatta üstsüz turist bayanlara alışmış görünümü vermekte. Diğer bir deyimle toplumda, cinsellik açısından hem geleneksel doğu, hem de batı toplumunun filmlerdeki kadını ve onların değer yargılarını benimseyen kesimler görülmektedir. Bu kitabın hazırlanmasına neden de toplumumuzda cinsellik konusunda sağlıklı ve gerçekçi bilgi kaynağının geniş halk kesimlerine henüz ulaşmamış olmasıdır.

Geçmişe baktığımızda cinsellikle ilgili pek çok eserin Osmanlı İmparatorluğu devrinde ülkemizde basılmış olduğunu görürüz. Bunların çoğu sadece bugünkü anlamda erotik kitaplar değildi. Örneğin 15. yüzyılda yaşamış olan Mercimek Ahmet Bey’in Kabûsnâme adlı eserinde iktidarsızlığa ve kısırlığa karşı çeşitli reçeteler verilmiştir. Ayrıca 1600 yılında vefat etmiş olan Gelibolulu Mustafa Ali Bey’in de cinsellikle ilgili bilgi veren pek değerli eserleri vardır. Bu konularda pek çok değerli minyatürler içeren kitaplar dünyanın çeşitli müzelerinde bulunmaktadır.

Geçmişimize baktığımızda yaygın bir cariye, odalık geleneği ve dört kadınla evlilik olgularını görmemezlikten gelemeyiz. O dönemlerde fuhuşun çeşitli şekillerde, daha çok bekâr çamaşırhanelerinde sürdürüldüğünü görüyoruz.     Toplumların cinsel davranışlarıyla ilgili bilgi edinme ancak II. Dünya Savaşı sonrası Kinsey’in araştırmaları ile başlamıştır. Özellikle gençlerin cinsel davranışları hakkında geniş araştırmalar son yıllarda artmıştır. İstanbul Yıldız Üniversitesinde Ocak 1988′de verdiğim bir konferansta bakireliğin toplumdaki yeri üzerinde öğrencilerin fikirlerini sordum. Öğrencilerden bir kısmı toplum yapısının değiştiğini artık bu devirde bakireliğin o kadar önemli olmadığı yanıtını verdiler. Çoğu erkek olan bu dinleyicilere: “Bakire olmayan bir genç kız ile evlenir misiniz?” diye sorduğumda %97’sinin yanıtının “Hayır” olduğunu saptadım.

Eskiden beri karmaşık olan cinsel bilgi ve ilişkiler, hele evlilik içinde toplumumuzda bazen daha da zorlanmalara uğramaktadır. Gözlemlerime göre insanlar cinsel konularda hiçbir şeyi kaçırmak istemiyorlar. Cinselliklerini tümüyle yaşamak istiyorlar. Fakat cinsellikle ilgili durumlarını, genelde ülkemizde pek çok çift konuşmuyor. İzlenimlerime göre kadın ve erkek sorunlara bir çözüm aramak yerine, birbirini suçlamaya yöneliyor. Kadınlar erkeğin kendisi hakkındaki bilgisizliğinden, erkek ise kadının çok pasif olmasından yakınıyor, fakat aynı zamanda deneyimli olmasını da istemiyor. Kadın daha önce bir iki defa evlenmiş olsa bile, kocasının kendisine kötü gözle bakabileceği endişesiyle, geçmişten gelen deneyimlerini ortaya koyamamaktadır.

Toplumumuzda kadınlar ve erkekler seks konusunda birbirlerinden sürekli yakmıyorlar. Dünyanın en zevkli işi bir kabusa dönüşüyor, soğuk kadın, iktidarsız erkek suçlamaları her iki tarafta da ne zevk ne istek bırakıyor. Bir çözüm yolu bulunamıyor, cinselliğin keyfîni iki cins bir arada yaşayamıyor, kan kocanın ikisi de yaptıklarından tam anlamıyla zevk alamıyor. Cinsel uyumsuzluk ve doyumsuzluk, birdenbire görülen bir sorun değildir. Bu çok önemli. Bir çift arasında kavgaya, anlaşmazlığa neden olan cinsel uyumsuzluğa giden olaylar bir zincirin halkalarını oluşturuyor. Eskiden bu sorunlar üzerine pek inilmiyordu. Bugün şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrılanların sayısının artmış olması ve gerçek nedenin cinsel sorunlar olması, toplumumuzda bu konulara yapıcı bir şekilde değinmek gerektiğini göstermektedir. Bu sorunlar çiftlerin birbirlerini tanımamasından, cinsellikle ilgili sorunlarını, korkularını, beklentilerini konuşamamasından kaynaklanıyor. Çiftin aynı evde iki yabancı gibi olmaları, toplumdaki cinsellik konusunun tabuluğunun onları odalarında yalnız bırakmaması sorunları büyütmektedir. Bunun altında toplumsal nedenler ve bazı gelenekler yatmaktadır. Bu arada tabii cinsel uyumsuzluğa neden olabilecek organik nedenleri unutmamalıyız. Örneğin erkekte prostat veya idrar yollan iltihabı, omurilik zedelenmeleri, şeker ve kalp hastalığı gibi. Kadınlarda zann yapısı, makat ve jenital bölge arasındaki kazalar sonucu oluşan nedbe dokusu, iltihaplar, vajinanın ve iç jenital bölgenin iltihaplan da normal bir cinsel ilişkiye olanak vermez.

Gerçek bir çift olabilmek için her iki eşin eşit şartlarda konuşabileceği bir ortamda olması gerekir. Halbuki Türkiye’de bugün kadın-erkek ilişkilerinde en çok üzerinde durulan konular evlilik, bakire evlilik adayı arayışı ve egemen olma duygusunun olduğunu saptıyoruz. Evlilikte tatminsizlik ve mastürbasyon cinselliğin en Önemli kavramı olma özelliğini koruyor. Genelde kadınlar ve erkekler evli olsalar dahi boş zamanlannı kendi hemcinsleri arasında geçiriyorlar. Hele kırsal kesimde erkekler kahvede, kadınlar komşu kadınlar arasında boş vakitlerini geçiriyorlar. Beraberlikleri uyumadan önceki cinsel birleşmeyi içeriyor.

Erkekler cinselliği hâlâ genelevde öğreniyorlar. Evlenince sağlıklı bir cinsel yaşama ulaşabileceklerine inanıyorlar. İktidarsızlık korkusu ve erken boşalma toplumumuzda erkeklerin en büyük cinsel sorunu olmakta devam etmekte.

İki zıt kültürü, yani doğu ile batıyı bir arada yaşayan Türk kadını modern olmak için yapmacık durumlara düşmektedir, geleneksel kurallardan sıyrılamadıklarından tam bir karmaşa içinde olduklarını vurgulamamız gerekir. Hele genç kızlarda istediklerimi yapsalar dafii “babam beni öldürür” korkusu vardır.

Evlenmede kadın için bir gelecek garantisi görüşü hâkim oldukça, dolayısıyla kadının ekonomik bağımlılığı sürdükçe, evlilik sorunlarını cinsel sorunlar daha büyük bir oranda etkileyecektir.

Türkiye’nin çeşitli yörelerinde, özellikle köylerde evlenmeler bölge bölge özellik taşırlar. Bazı yerlerde yabancıya gitmesin diye yaş uyumsuzluğuna bakmadan evlenme çağına gelmiş akraba kızını 8-9 yaşında erkek çocukla hemen nişanlarlar. Başlık parası sorunu, buna bağlı kız kaçırma olayları, kan davaları, her gün gazetelerden okuduğumuz olaylardır.

Genelde kırsal kesimde kız beğenme yetkisi anne babanındır. Doğu Anadolu’nun bazı yörelerinde, ölen büyük kardeşin karısını küçük kardeşe alırlar. Böylece çocukları varsa yetim kalmaz ve gelin de yabana gitmemiş olur. En önemli unsur, aile küçük oğluna başlıksız, masrafsız gelin almış olur. Kumalık müessesesi de hâlâ yaşanmaktadır. En ilginç yönü kısır kadınların kumayı kendilerinin seçmeleridir. Şehirlerde ise paralılar için metres veya “arkadaş” kavramı bilinen bir gerçektir. Doğu ile batı dünyası arasında bir köprü oluşturan Türkiye’de cinsel yaşam bu iki kültürün değer yargılarının karmaşık bir bileşimi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Cinsel bilgisizlik, çiftlerde, eckek ve kadın arasında iletişim kopukluğu, cinsel duyumsuzluklara ve sorunlara neden olmaktadır.

Bu Yazı İle Benzer Yazılar

Kununun Yazarı admin Hakkında

Sitemize hoş geldiniz web sitemizde umarım aradığınız bilgilere alaşabilmişinizdir. yazdığım diğer yazılara ulaşmak için Adminin diğer yazılarına göz at bağlantısına tıklayarak diğer konulara ulaşabilirsiniz. Adminlik yaptığım tek sitem bu değil bir kaç site daha var. Siz değerli internet kullanıcılarının faydalanabileceğine inandığım diğer sitelerime aşşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. Gelinlikler SGK Film İzle E-Devlet Finans Diğer sitelerdeki konuların bir faydası oldu ise ne mutlu bana.

Leave a comment

Add your comment below, or trackback from your own site. You can also subscribe to these comments via RSS.

Your email is never shared. Required fields are marked *

site ekle